Maliye Postası Dergisi
SGK AÇISINDAN HİZMET AKDİNE BAĞLI SİGORTALILIK
Mahmut ÇOLAK
SGK açısından hizmet akdine bağlı sigortalılık, özellikle işverenler açısından çok nadir durumlarda ihtilaf konusu olabilmektedir. Bu nedenle çalışmanın konusunu hizmet akdine istinaden sigortalılık olarak belirledik. Yargı nezdinde de özellik arz eden bir durum olarak kendini göstermektedir. Bir kişinin hizmet akdine istinaden çalışıp çalışmadığını bu makaledeki açıklamalar ışığında kolayca çözümlemek mümkün olabilecektir.
SİGORTALILIĞIN ZORUNLU OLUŞU
5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinde kimlerin sigortalı sayılacağı tanımlanmıştır. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Kanuna göre sigortalı sayılacaklardır.
Anılan Kanunun 92’nci maddesinde, “Kısa ve uzun vadeli sigorta kapsamındaki kişilerin sigortalı ve genel sağlık sigortalısı olması, genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilerin ise genel sağlık sigortalısı olması zorunludur. Bu Kanunda yer alan sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir.” denilmektedir.
Bu hükümler karşısında, bir kimsenin sigortalı sayılması için işverenle arasında hizmet akdi bağının bulunması ve onun tarafından işe alınarak ona ait işyerinde çalıştırılması gerekmektedir. Bu koşulların bulunmadığı hallerde sigortalılıktan söz edilemeyecektir. Örneğin; hizmet akdinden başka bir akitle (istisna veya vekalet akdi gibi) bir işi yapan kişi yalnızca bu sebep ve sıfatla sigortalı sayılamaz. Sigortalı olma niteliği, bahsi geçen koşulların birlikte oluştuğu tarihten itibaren kendiliğinden doğar. Bu itibarla sigortalılık niteliğinin kazanılması, sigortalının SGK’ ya beyan ve tescil edilmiş olması şartına bağlı değildir.
Sosyal sigortalar, prensip olarak kişiler için mecburi (zorunlu) nitelik taşıdığından, Kanunda da belirtildiği üzere sigortalılık hakkından vazgeçilmesi ve yükümlülüğünden kaçınılması mümkün değildir.
HİZMET AKDİNİN UNSURLARI
5510 sayılı Kanun hizmet akdini; Türk Borçlar Kanunu’nda tanımlanan hizmet akdini ve iş mevzuatında tanımlanan iş sözleşmesini veya hizmet akdini şeklinde tarif etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393’üncü maddesinde aynen; hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir.
Bu tarife ve teşekkül etmiş ilmi ve kazai içtihatlara (yargıca benimsenmiş yerleşmiş görüşlere) göre hizmet akdinin nitelik ve unsurları şunlardır.
Hukuki Bağlılık (Tabiiyet) Unsuru: Hizmet akdi iki taraflı akitlerden olup, tarafları birbirine taahhütle bağlar. İşçi, emeğini işverenin emrine tahsis eden, hizmetin görüldüğü sürece ona tabi olan, yani hizmeti işverenin emir, talimat ve denetimi altında yapmak zorunda olan kişidir. İşveren ise buna karşılık işçiye ücret vermeyi vaat eder. Bağımlılık unsuru hizmet akdini benzerlerinden ayıran başlıca kıstastır.
Süre (Zaman) Unsuru: Hizmet akdi belli bir süre için yapılabildiği gibi, süresiz de olabilir. Bu sürenin aralıksız olması şart değildir. Hizmetin, sözleşme süresi içinde günün birkaç saatinde veya haftanın, ayın belli günlerinde görülmesi şart koşulabilir. Bu çeşit periyodik çalışma şartları akdin niteliğini etkilemez. Süre unsuru ücret bakımından değil, hizmet yönünden önemli rol oynar.
Hizmet Unsuru: Hizmet akdinde işçi, işverene bedeni veya fikri (düşünsel) veyahut her iki nitelikte emek vaadinde bulunur. Hizmet eden kişi bir neticeyi değil, kendiliğinden hizmet götürmeyi taahhüt eder. Çalışmasının işverene sağlayacağı ekonomik neticeden sorumlu değildir. Hizmetin kapsamı, görülüş tarzı ve yeri belli edilmelidir. Hizmetin işverenin işyerinde veya onun göstereceği yerde yapılması şarttır.
Ücret Unsuru: İşverenin işçiye vermeyi taahhüt ettiği ücret emeğin kirası niteliğindedir. Ücret, para veya başka şekilde ödenir. Ücret, zaman birimi esasına (saat başına, günlük, haftalık, aylık gibi) veya iş birimi esasına (parça, ağırlık, alan veya hacim birimleri gibi) göre verilebilir. İşin miktarına göre verilen ücrete götürü ücret denilir. Ücret kârdan pay verilmek suretiyle de ödenmiş olabilir. Ücrete mahsuben ödenecek avans da aynı niteliktedir. Bütün bu usuller ücretin ödenme şekline ilişkin olup, akdin niteliğini değiştirmemektedir.
İSTİSNA AKDİNİN UNSURLARI
