Maliye Postası Dergisi
ARAÇ KİRALAMA SÜREÇLERİNDE UNUTULAN BİR MALİYET UNSURU: DAMGA VERGİSİ
Cemil GÜNDÜZ
Pandemi dönemi öncesi Dünya’nın ekonomik durumu ile sonrası arasındaki ekonomik durum arasında önemli bir fark olduğu ve ülkemizde ise ekonomik anlamda önemli denilebilecek ekonomik bir daralmanın olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Tüm ekonomik veriler bunu doğrulamaktadır.
Bu ekonomik daralma dönemlerinde gerçek veya tüzel kişiler farklı yollardan tasarruf etmeye çalışırlar. Ve bazı ürün tedarikçileri de şirketlere bu tasarruf yolları ile ilgili bilgilendirme yaparlar. Son dönemlerde televizyon, internet ve sosyal medya ortamında en fazla reklamı yapılan alternatif tasarruf yöntemlerinden birisi de uzun önemli araç kiralama yöntemidir.
Uzun dönemli araç kiralama süreçlerinin araç kiralayanlar açısından önemli denilebilecek maliyet avantajları bulunmaktadır. Ancak bu avantajlar yanında kiralama sözleşmelerinde unutulan unsurlardan bir tanesi de 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nu ilgilendirmektedir.
Makalemizde, kiralama şirketleri ve sözleşme imzalayanlar tarafından unutulan bir maliyet unsuru olan uzun dönemli araç kiralama sözleşmelerinde damga vergisi konusuna yer verilecektir.
UZUN DÖNEMLİ ARAÇ KİRALAMA NEDİR? FAYDALARI NELERDİR?
Kendi araçlarını kullanan araç sahipleri ve şirketler bu satın alımlarda yüksek bütçeler ayırırlar. Ülkemizde araçların satın alma maliyetleri önemli seviylere ulaşmıştır. Buna ilaveten araçların bakımları ve eskime paylarını göz önünde bulundurduğumuzda bu durum daha büyük bir mali riski gözler önüne sermektedir.
Araç kiralama hizmeti, seyahatlerde, gezilerde ve tatillerde en çok tercih edilen hizmetlerden biridir. Araç kiralayanlar, ulaşımlarını kolayca sağlarken ek masraflardan kurtulmuş olurlar. Bu yöntem ile araç satın almak yerine istenilen ve ihtiyaç duyulan farklı marka ve modeldeki araçlar kiralanabilir. Günlük, haftalık ve uzun dönem olarak araçlar kiralanabilir.
Uzun dönem araç kiralama yöntemi ise genellikle araç kiralama firmalarında 12 aydan 60 aya kadar kiralama yöntemi olarak tanıtılmaktadır.
Uzun dönem araç kiralamanın faydaları kiralama firmaları tarafından genellikle şu şekilde ifade edilmektedir.
Bu sayede yeni bir araç almak zorunda kalınmaz ve sermaye farklı yatırım araçlarında değerlendirilebilir.
Aracın maliyeti ve MTV gibi vergiler kullanıcıların cebinden çıkmamış olur.
Kredi çekerek araç satın almak durumunda kalınmaz ve bankalar açısından kredi imkanları farklı alanlarda değerlendirilebilir
Araçların kasko/sigorta giderleri kiralama şirketi tarafından karşılanır. Araçların olası kaza yapması durumunda araç yenisi ile kısa bir sürede değiştirilmektedir.
Uzun dönem araç kiralama ile, hasar onarımları, yol yardım, yedek araç hizmeti ve lastik değişimi gibi hizmetleri de ücretsiz olarak alabilirsiniz.
İKİ ÖZEL KİŞİNİN İMZALADIĞI SÖZLEŞMEDE DAMGA VERGİSİ DOĞACAK MIDIR?
Toplumda bilinen damga vergisinin devlet ile gerçekleştirilen işlemler sonucu doğduğuna yönelik bilgi aslında 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu çerçevesinde yanlış bir bilgidir.
488 sayılı Kanun’un Konu başlıklı 1’nci maddesinde
“Bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtlar Damga vergisine tabidir.
Bu kanundaki kağıtlar terimi, yazılıp imzalamak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade eder.”
Kanun’un “Mükellef” başlıklı 3’ünü maddesinde ise
“Resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların Damga Vergisini kişiler öder”
hükmü yer almaktadır.
Görüleceği üzere Damga Vergisi Kanunu’nun konusu Kanuna ekli 1 sayılı tabloda yazılı kağıtlardır.
488 sayılı Kanuna ekli 1 sayılı tabloda;
I.Akitlerle ilgili kağıtlar
II.Kararlar ve mazbatalar
III.Ticari işlemlerde kullanılan kağıtlar
IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar
sayılmakta olup eğer bu kağıtlarda karşı taraf 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu açısından Resmi Daire ise o zaman bu kağıtlar sebebiyle doğan damga vergisinin tamamını Resmi daireler dışındaki gerçek veya tüzel kişi ödemekle mükelleftir.
Ancak bu halin dışında iki özel kişi arasında akdedilen sözleşmeler eğer 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda belirtilmeke ise doğan damga vergisinin ödenmesinden sözleşmeyi karşılıklı imza edenler müteselsilen sorumludur.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI GÖRÜŞÜ DOĞRULTUSUNDA UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİ
