Maliye Postası Dergisi
ŞİRKET KURMAK VEYA SERMAYE ARTIRIMI YAPMAK AMACIYLA YA DA VAADİYLE HALKTAN İZİNSİZ PARA TOPLAMA SUÇU
Mustafa YAVUZ
1. GİRİŞ
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda(1) (TTK) 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunundan(2) farklı olarak, birçok fiil ve eylem ilk defa suç olarak düzenlenmiştir. Söz konusu suçlardan birini de “şirket kurmak veya şirketin sermayesini artırmak amacıyla yahut vaadiyle halktan izinsiz para toplama” suçu oluşturmaktadır.
Geçmiş yıllarda halkın yurt içi ve yurt dışı tasarruflarını değerlendirme eğilimini kötüye kullanan bazı kişi ve şirketler, izinsiz halktan para toplamak suretiyle mağduriyetlerin yaşanmasına neden olmuştur. Kanun koyucu uygulamada karşılaşılan sorunları çözüme kavuşturmak, şirket kurmak veya sermaye artırmak gayesiyle para toplanmasını ve bu yolla halkın aldatılmasını engel olmak ve mağduriyetleri gidermek amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda(3) (TTK) özel düzenleme yapmıştır. Bu kapsamda, anılan Kanunun 552. maddesinde, “Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir şirket kurmak veya şirketin sermayesini artırmak amacıyla yahut vaadiyle halka her türlü yoldan çağrıda bulunularak para toplanması yasaktır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 552. maddesinin on birinci fıkrasında da bahsi geçen kurala aykırı hareket edenlerin altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmüştür.
İşte bu çalışmada, TTK’da düzenlenen şirket kurmak veya sermaye artırımı yapmak amacıyla ya da vaadiyle halktan izinsiz para toplama suçu tüm yönleriyle ele alınmış ve değerlendirilmiştir.
2. HALKTAN İZİNSİZ PARA TOPLAMA SUÇUNUN UNSURLARI
2.1. Korunan Hukuki Yarar
Halktan izinsiz para toplama suçunda korunan hukuksal yarar malvarlığı ve ekonomik sisteme olan güvenin korunmasıdır.
2.2. Suçun Konusu
Halktan izinsiz para toplama suçunun konusu “para”dır. Hemen ifade edelim ki, TTK’da “mal” değil, “para” ibaresi kullanılmıştır. Doktrinde mal kavramı “üzerinde mülkiyet hakkı bulunan maddi bir bünyeye sahip veya doğal varlığı olan obje” şeklinde tarif edilmiştir. Aslında, iki ibare karşılaştırıldığında, para, mala göre daha özeldir. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince, kanaatimizce para dışında toplanan diğer şeyler (örneğin; gayrimenkul, tahvil, hisse senedi gibi) bu suçu oluşturmaz, ancak fiilin niteliğine göre başka bir suçun konusunu oluşturabilir.
2.3. Maddi Unsur
TTK’nın 562/11. maddesine göre suçun maddi unsuru, aynı Kanunun 552. maddesine aykırı hareket edilmesidir. Görüldüğü üzere, suçun maddi unsuru, ceza hükmünde açıkça belirtilmemiş, aynı Kanunun başka bir maddesine atıf yapmakla yetinilmiştir. Bu durumda, suçun maddi unsurunu ortaya koyabilmek için atıf yapılan maddeyi irdelemek lazımdır. Yukarıda da yer verildiği üzere, TTK’nın 552. maddesinde; Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir şirket (anonim, limited, kollektif veya komandit şirket) kurmak veya şirketin sermayesini artırmak amacıyla yahut vaadiyle halka her türlü yoldan çağrıda bulunularak para toplanmasının yasak olduğu hükme bağlanmıştır.
Zikredilen maddede halktan para toplama suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak öngörülmüştür. Bu hareketler, “bir şirket kurmak amacıyla veya vaadiyle” ya da “şirketin sermayesini artırmak amacıyla veya vaadiyle” halka her türlü yoldan çağrıda bulunularak para toplanmasıdır. Birinci seçimlik harekette, ortada kurulmuş bir şirket olmayıp, kurulacak yeni bir şirket için halka çağrıda bulunarak bu şirkete ortak olmaları veya maddi destek sağlamaları talep edilmektedir. İkinci seçimlik hareket ise para toplama işleminin şirketin sermayesini artırmak amacıyla yapılacak olmasıdır. Burada, daha önce kurulmuş bir şirket mevcut olup, şirketin sermayesini artırmak için halka çağrıda bulunarak para toplanmaktadır. Halktan izinsiz para toplama suçu, söz konusu seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesiyle tamamlanır. Paranın toplanması sonrasında şirketin kurulması gerekli olmadığı gibi, sermaye artırımının yapılmamış olması da suçun tamamlanmış sayılmasına engel değildir. Nitekim Kanuna göre vaatte bulunulması halinde de suç oluşur. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde(4) ise vaat; “Bir işi yerine getirmek için verilen söz” şeklinde tanımlanmıştır. Kısacası; TTK’da öngörülen gerekçe ve yöntemlerle halktan paranın toplanmasıyla suç işlenmiş olur. İfade edelim ki Kanunda, halktan para toplama suçuna ilişkin nitelikli (ağırlaştırılmış) hal öngörülmemiştir.
Hükmün kenar başlığında ve metinde yer alan “halk” sözcüğü geniş anlamda kullanılmış olup çok sayıda kişiye başvurulmasını veya el ilanı ve bunun gibi araçlar dağıtılmasını, ilan verilmesini, belirsiz veya belirli kişilerin bir yere çağrılmasını, başvuruda bulunulmasının istenmesini vs. ifade etmektedir.(5) Kanunda para toplamaya ilişkin çağrının “her türlü yoldan” yapılabileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda çağrı; her türlü yazılı, görsel, işitsel veya elektronik kitle iletişim aracıyla yapılabileceği gibi basın ve yayın dışında başka bir yolla da yapılabilir.
2.4. Manevi Unsur