Maliye Postası Dergisi
TEREKENİN İFLAS HÜKÜMLERİNE GÖRE TASFİYE İŞLEMLERİ
Ümit BOZKURT
Miras bırakanın borçlarının mevcudundan fazla olması durumunda, mirasçılardan önce, alacaklıların menfaatlerinin korunması gerekir. Yine, Medenî Kanun hükümlerine göre yapılan tasfiye, miras bırakanın hileli işlemlerinin iptal davasına konu edilmesine imkân vermediği halde, iflâs yoluyla tasfiye buna imkân vermektedir.
Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiye edilmesinde, doğrudan doğruya iflâs hükümleri uygulanır. Zira, terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesini düzenleyen madde, İcra ve İflâs Kanunu’nda "Doğrudan Doğruya İflâs Halleri" başlığı altında düzenlenmiştir. Ayrıca, terekenin tasfiye edilmesinde, adi iflâs yolundakine benzer bir takip aşaması ve bir yıl içinde iflâs davası açmasındaki gibi bir süre mevcut değildir. Burada ticaret mahkemesi ve icra mahkemesi yerine, sulh hukuk mahkemesi yetkili olduğundan, tasfiye memurlarının yaptığı işlemlere karşı başvuruda bulunmak; sıra cetveline karşı yapılan itirazları incelemek, iflâs usulü ile tasfiyenin son bulduğuna karar vermek konusunda yetkili mercii sulh hukuk mahkemesidir.
YASAL MEVZUAT VE ÖRNEK OLAY
Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesinden sonra, tasfiyenin kapanmasına kadar mirasçılardan birisi mirası kabul ettiğini beyan eder ve borçların ödenmesi için teminat da gösterirse; sulh hukuk mahkemesi, terekenin iflâs hükümlerine göre başlamış olan tasfiyesini durdurur. Bu durdurma, İcra ve İflâs Kanunundaki iflâsın kaldırılması gibi sonuçlar doğurur ve iflâsın kaldırılması kararı gibi ilân edilir. Sulh hukuk mahkemesi, tasfiyenin durdurulmasına, ancak alacaklıların kayıt süresi bittikten sonra karar verebilir. Çünkü bundan önceki zaman aralığında teminata bağlanacak borçlar, yani miras bırakanın borç miktarı henüz tam olarak belli değildir.
Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiye edilmesi, prensip olarak çekişmesiz yargı işlemidir. Zira, bu işlemlerin karşısında duracak ve onlara itiraz edecek kimse yoktur. Dolayısıyla, mahkeme bu işlemler için re’sen araştırma ilkesini uygulamak zorundadır. Mirasçılar, tasfiye prosedürünün dışında kaldığından, ortada hukuka aykırı bir durum görmüş olsalar bile, kendi menfaatleri zarar görmedikçe, tasfiye organlarının işlemlerine karşı şikâyet veya dava yoluna gidemezler. Bu durumlarda şikayet yoluna gidecek olanlar sadece alacaklılardır. Fakat terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiye edilmesinde, re’sen araştırma ilkesinin bir gereği olarak, denetim organı vazifesi gören tasfiye memurları da, tasfiyenin özel organlarının hukuka aykırı işlemlerine karşı, icra mahkemesi sıfatıyla sulh hukuk mahkemesi nezdinde şikâyette bulunabileceklerdir. Bu durum, mirasbırakanın borçlarının ödenmesi ve dolayısıyla da itibarının korunması açısından önemlidir. Ancak alacaklıların, tasfiye organlarının işlemlerine itiraz etmesi halinde, çekişmesiz olarak başlayan tasfiye işlemi çekişmeli hale gelir. Ayrıca sulh hukuk mahkemesinin tasfiye prosedürüne ilişkin kararlarına karşı on günlük süre içinde temyize gidilebilir.
Terekenin açıkça veya hükmen reddedilebilmesi için, mevcudunun borçlarından az olduğunun resmi olarak tespit edilmesi şart olmayıp, bunun açıkça belli olması yeterli iken, terekenin borca batıklık nedeniyle, iflâs hükümlerine göre tasfiye edilebilmesi için, borca batıklığın varlığının kesin olarak tespit edilmesi gerekir.
Sulh hukuk mahkemesinin iflâs hükümlerine göre tasfiye kararı vermesi ile tasfiye açılmış olur. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesine karar verilmesiyle miras bırakan hayatta iken, hakkında başlamış olan takipler durur, tasfiye kararının kesinleşmesiyle de bu takipler düşer. Miras bırakanın aleyhine açılan veya onun başkalarına karşı açtığı davalar ise ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonrasına kadar durur.
Tasfiyenin açılmasıyla miras bırakanın haczi caiz mal ve hakları tasfiye masasını oluşturur. Terekedeki haczi caiz olmayan malları ayrılır. Bunların tasfiye masası için satılarak paraya çevrilmesi gerekmez. Haczi caiz olmayan mallar deftere kaydedilmekle birlikte, mirasçıların elinde bırakılır.
