Maliye Postası Dergisi
KATMA DEĞER VERGİSİ İNDİRİMİ İHTİYARİ Mİ ZORUNLU MU?
Sedat ÖZEKEZ
1.GİRİŞ
KDV’nin konusuna giren işlemler, 3065 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde sayılmış olup, mal teslimi veya hizmet ifalarının verginin konusuna girebilmesi için, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılmış olmaları veya aynı maddede belirtildiği üzere, “diğer” faaliyetler kapsamında yapılmaları gerekir. İthalatta ise prensip olarak her türlü mal ve hizmet ithali vergiye tabidir.
3065 sayılı Kanunun (29/1) inci maddesine göre mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi veyahut ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV’yi indirebilirler.
Mükellef, işi ile ilgili olarak satın aldığı veya ithal ettiği mallar veyahut yaptırdığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan vergiyi, teslim ettiği mallar veya yaptığı hizmetler dolayısıyla hesaplanan KDV’den indirir ve aradaki farkı vergi dairesine yatırır. Mükellefin indirim konusu yaptığı vergi ise daha önceki safhada vergi dairesine intikal ettirilmiştir.
Vergi indirimi, vergilendirme dönemleri itibarıyla olur. Mükellefler bir vergilendirme döneminde teslim ettiği mallar dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından, sadece o malların alışında hesaplanan vergiyi değil, aynı vergilendirme döneminde satın aldığı diğer mallar dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi de indirebilirler. Bunun doğal sonucu olarak bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamı, mükelleflerin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından fazla olabilir. Bu takdirde, aradaki fark bir sonraki vergilendirme dönemine devredilerek, o döneme ait indirilecek vergi tutarına eklenir.
KDV esas itibarıyla vergi indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber, uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30’uncu maddesinde sayılmıştır.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 58’inci maddesine göre ise mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan Katma Değer Vergisi ile mükellefçe indirilebilecek Katma Değer Vergisi, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilemeyecektir.
2. İNDİRİLEMEYECEK KATMA DEĞER VERGİSİ
KDV esas itibarıyla vergi indirimi mekanizmasına dayanan bir vergilendirme şekli olmakla beraber, uygulamada, vergi indirimine imkân tanınmayan bazı haller Kanunun 30’uncu maddesinde sayılmıştır. Buna göre aşağıda açıklanan vergiler, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV’den indirilmez.

EYLÜL 2026 MALİYE POSTASI İÇİNDEKİLER
BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞVERENCE SÜRENİN BİTİMİNDEN ÖNCE FESHİ
TAPU KAYDININ MAHKEME KARARIYLA İPTALİ NEDENİYLE UĞRANILAN ZARARIN TAZMİNİ
MÜZAYEDE MAHALLERİNDE YAPILAN SATIŞLARDA KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI
GELİR VERGİSİ MÜKELLEFİYET KAYDI BULUNMAYANLARA YAPILACAK ÖDEMELERDE VERGİ TEVKİFATI
YURTDIŞINDAN GELEN HASTALARA VERİLEN SAĞLIK HİZMETLERİNDE GELİR VERGİSİ İSTİSNASI
LİMİTED ŞİRKETLERDE MAHKEME KARARIYLA ORTAKLIKTAN ÇIKARILMA
KAMU İHALE KURUMUNA ÖDENEN BEDELLERİN İADESİNE YÖNELİK DÜZENLEMELER
KONKORDATO İLAN EDEN FİRMA İHALEYE KATILABİLİR Mİ? SÖZLEŞMEYE DEVAM EDEBİLİR Mİ?
YURT DIŞI MUKİMİ FİRMANIN YURTİÇİ ŞUBESİNDE TÜR DEĞİŞTİRME İŞLEMİNİN DEVİR OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
KAMU GÖREVLİLERİ AÇISINDAN SOSYAL MEDYADA TİCARİ FAALİYET YASAĞI
SGK UYGULAMALARINDA İŞYERİ BİLDİRİMLERİ
İHBAR TAZMİNATI ÖDENMEMESİ HALİNDE UYGULANACAK FAİZ TÜRÜ
