Danıştay Kararları,Özelge ve Genel Yazılar
KDV İndirimleri İçin İhtirazi Kayıtla Düzeltme Beyannamesi Verilmesi
T.C. D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/4749
Karar No: 2023/3408
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine istinaden 2017 yılının Mart ila Aralık dönemleri için olarak tahakkuk eden katma değer vergisi ve hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin müeyyideli yazısı olmaksızın, katma değer vergisi beyannamelerine konulan ihtirazi kaydın, süresinden sonra verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergilere dava açma hakkı vermediğinden, davacı adına tahakkuk ettirilen vergi ile hesaplanan gecikme faizinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Düzeltme beyannamesi verilmesinin istendiği tarih itibarıyla usulüne uygun bir vergi incelemesi yapılmadan, kaydedilen faturaların gerçek olup olmadığı ortaya konulmadan idarenin baskısı sonucu verilen düzeltme beyannamelerine istinaden tahakkuk eden vergi ve hesaplanan gecikme faizi ile kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının, faturalarını kayıtlarına aldığı mükelleflerin sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler listesinde olduğunu öğrenmesini müteakip, bu mükelleflerden olan alışlarına isabet eden katma değer vergisini ihtirazi kayıtlı olarak düzeltme beyannamesi vermek suretiyle indirim listesinden çıkartması üzerine adına tahakkuk eden katma değer vergisi, hesaplanan gecikme faizine karşı dava açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri sayılarak maddenin (a) bendinde iptal davası idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlanmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mükelleflerce, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannameleri esas alınarak yapılan tahakkuk, hesaplanan gecikme faizi ve kesilen vergi ziyaı cezalarına karşı açılan davaların esası incelenmeden reddedilmeleri nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 27/02/2019 tarih ve Başvuru No:2015/15100 sayılı kararıyla; başvurucuların mülkiyet haklarına müdahale teşkil eden vergilendirme işlemlerinin yargı yoluyla denetlenebilmesi imkânına sahip olamadıkları dolayısıyla, derece mahkemelerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanun'un 378. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen hukuk kuralını, düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt konulmasının dava açma hakkı vermeyeceği şeklinde yorumlamasının -sürecin bütününe bakıldığında- başvurucuların, müdahalenin hukuka aykırı olduğuna yönelik olarak iddia ve itirazlarını etkin bir biçimde sunamaması sonucuna yol açtığı, buna göre somut olayda mülkiyet hakkının öngördüğü usul güvencelerinin sağlanamamasından dolayı müdahalenin başvuruculara şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, mülkiyet hakkının korunması ile müdahalenin kamu yararı amacı arasında olması gereken adil dengenin başvurucular aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşıldığı, başvurucuların mülkiyet haklarına yapılan müdahale ölçüsüz olduğu gerekçesiyle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere vergi mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davalı idarece, düzeltme beyannamesi verilmesi hususunda davacıya herhangi bir zorlama yazısı tebliğ edilmemiş ise de davacının kayıtlarına almış olduğu faturaların düzenleyicileri hakkında ortaya çıkan olumsuz saptamalar nedeniyle adına yapılacak bir vergi incelemesi neticesinde vergi, ceza ve gecikme faiziyle karşılaşabilme ihtimali bulunduğu gibi bu durumun katma değer vergisi iade işlemleri yönünden bir takım sıkıntılar yaratabileceği dolayısıyla ticari yaşamını olumsuz yönde etkileyebileceği dikkate alındığında, yasal süresinden sonra verdiği düzeltme beyanına koyduğu ihtirazi kaydın tahakkuk eden vergi ve hesaplanan gecikme faizine karşı dava açma hakkı verdiğinin kabulü gerekmektedir. Zira, yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, mülkiyet hakkının korunması ile müdahalenin kamu yararı amacı arasında olması gereken adil dengenin davacı aleyhine bozulduğu değerlendirilmiştir.
Öte yandan, yukarıda "Mevzuat" bölümünde yer verilen tanıma göre açılan bir iptal davasında iptali istenilen işlemin; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları açısından ayrı ayrı hukuka uygun olup olmadıklarının denetlenmesi gerekmekte olup bu unsurlardan birisinde hukuka aykırılık bulunursa işlem iptal edilmelidir.
Hukuka uygunluk denetiminin yapılması gereken sebep unsuru idari yargıda; idareyi işlemi yapmaya iten saik olarak tanımlanmıştır. İdare tesis ettiği işlemi, gerçek ve hukuka uygun sebeplere dayandırmak zorundadır. Sebebin gerçek olması, varlığının usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş olması; hukuka uygun olması ise idarenin işlemi dayandırdığı sebebin, kanunda tesisi için dayanabileceği öngörülen sebeplerden olması anlamına gelmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta sebep unsuru, davacının fatura almış olduğu mükellefler hakkında olumsuz tespit bulunması ve söz konusu faturaları kayıtlarından çıkararak düzeltme beyannamesi vermemesi halinde özel esaslara tabi mükellefler listesine alınacağının tarafına sözlü olarak bildirilmesi, dolayısıyla hakkında olumsuz tespit/rapor bulunduğu belirtilen mükelleflerden yapılan alımların gerçek kabul edilmemesidir.
| Bu karar Maliye Postası elektronik mevzuat yayınlarına Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinin altına kaydedilmiştir. |
| Kararın tamamını okumak için tıklayın. |
| Bunun gibi Danıştay Kararlarını, özelgeleri , Vergi SGK, İş, Ticaret Mevzuatı ile ilgili güncel konularda uygulamaya yönelik makaleleri düzenli olarak takip etmek, |
| Mevzuta hızlı ve güvenilir bir şekilde erişmek , |
| Ücretsiz danışmanlık hizmetimizle zaman kazanmak, |
| Hediye fırsatlarından yararlanmak için siz de abonemiz olun. |
| Diğer özelgeleri ve Danıştay Kararlarını incelemek için tıklayın. |
| Abonelerimizin sorduğu bazı soruları ve bunlara verdiğimiz yanıtları incelemek için tıklayın. |