Danıştay Kararları,Özelge ve Genel Yazılar
Kasada Fazla Nakit Bulundurulduğu Gerekçesi İle Tarhiyat Yapılması
T.C. D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2023/341
Karar No : 2025/260
Dava konusu istem: Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kasasında görünen yüksek tutarda nakit parayı değerlendirerek elde ettiği faiz gelirini beyan etmediğinden bahisle 2011 yılı için re'sen tarh edilen kurumlar vergisi ile verginin bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
İnceleme elemanınca davacının kasasında bulundurduğu ihtiyaç fazlası nakit paranın şirket ortaklarına borç olarak verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususunda herhangi bir araştırma yapma gereği duyulmadan sadece kasadaki fazla nakit miktarına bakılarak faiz geliri elde edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Oysa ki vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esas olup davacının kasasındaki fazla nakit paranın borç olarak verildiği, borç verilmişse kimlere ne kadar borç verildiği ve karşılığında faiz alınıp alınmadığı hususlarında somut bir tespit yapılması gerekmektedir. Bu tespitler yapılmadan salt kasada fazla nakit bulundurmanın iktisadi ve ticari icaplara uygun olmadığı gerekçesiyle faiz kazancı elde edildiği sonucuna ulaşılması ve elde edildiği iddia edilen bu faiz kazancı üzerinden vergi tarh edilmesi vergilendirme ilkesiyle bağdaşmamaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından borç para verilerek karşılığında faiz kazancı elde edildiği hususu davalı idarece hukuken kabul edilebilir tespitlerle birlikte somut bir şekilde ortaya konulmadığından, cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle vergi ve cezayı kaldırmıştır.
Davalının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu kararın kaldırılmasını gerektirecek herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir.
Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin 03/11/2021 tarih ve E:2018/2107, K:2021/6049 sayılı kararı:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli fıkrasında vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, gerçek mahiyetin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükmüne yer verilmiştir.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun "Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı" başlıklı 13. maddesinin ilgili kısımları şu şekildedir:
"(1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
(2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır..."
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ticaret şirketlerinin tacir sayılacağı belirtilmiş ve "Ücret İsteme Hakkı" başlıklı 20. maddesinde şu hükme yer verilmiştir:
"Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır."
Değinilen mevzuat hükümleri ve hakkında yapılan tespitler dikkate alındığında, davacının kasa hesabında günlük ihtiyacı olan miktarın üzerinde nakit bulundurmasının her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği ilkesine ve ticari teamüllere uygun olmadığı, davacının kanuni temsilcisinin bu konuda yaptığı açıklamalarında hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgeye dayanmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı şirketin şirket kaynağını ortaklarına bedelsiz olarak kullandırdığının kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, reeskont faiz oranı üzerinden faiz hesaplaması yapılarak bulunan matrah farkı üzerinden cezalı tarhiyat yapılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur.
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı:
Vergi Dava Dairesi aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
| Bu karar Maliye Postası elektronik mevzuat yayınlarına Kurumlar Vergisi Kanununun 13. maddesinin altına kaydedilmiştir. |
| Kararın tamamını okumak için tıklayın. |
| Bunun gibi Danıştay Kararlarını, özelgeleri , Vergi SGK, İş, Ticaret Mevzuatı ile ilgili güncel konularda uygulamaya yönelik makaleleri düzenli olarak takip etmek, |
| Mevzuta hızlı ve güvenilir bir şekilde erişmek , |
| Ücretsiz danışmanlık hizmetimizle zaman kazanmak, |
| Hediye fırsatlarından yararlanmak için siz de abonemiz olun. |
| Diğer özelgeleri ve Danıştay Kararlarını incelemek için tıklayın. |
| Abonelerimizin sorduğu bazı soruları ve bunlara verdiğimiz yanıtları incelemek için tıklayın. |